Kategori arşivi: ev-deko

Bedo’nun odası…

Burası Bedirhan’ın yeni odası.Artık kendine ait odası var.Nasıl alışırlar dedim ama hemen adapte oldular.Tabi Bedo büyüdü ,küçük sıçanı istemiyor.Kendi rock meraklısı bir ergenus.Odasında  eksikleri var ama onun seveceği detaylarla süslemeye çalıştık.Bu gitar çalan adam çıkartmasını da ona süpriz yaptım.O hemen alıştı ona da ben o evde yokken odasına ilk girdiğimde bir irkiliyordum önceleri.Bu Blue Jean yazan gitar aksesuarı benim genç kızlık zamanımda aylık çıkan Blue Jean gençlik dergisinin bir hediyesi idi.Yaklaşık 25 yıllık bir detay yani.Bedo çok beğendi ,ona verdiğimde.Bedo’nun odası böyle işte.Kırmızıdan vaz geçemiyoruz tabi.Bir de derleyip toplasa.Karman çorman bırakıyor her gün.

Çocukların eski odası…

ySaatleri bol bulmuşuz galiba.Çocukların eski evde odaları ortaktı.İki yatak,bir gardolap,iki çalışma masası.Gerçi Keko’nunki biraz çakma bir çalışma masası idi.Normal bir katlanır masayı ona en kullanışlı hale getirmeye çalışmıştım.Tabi çağu aksesuar Ikea’dandı.

Duvarkağıdımızı çok beğenerek yaptırmıştık.Aslında tüm gezegenleri kapsayan bir resim düşünmüştük ama ancak bunu bulabilmiştim.Tabi taşınınca bitti,gitti.Bir yerde kiracılıkta iyi oluyor,şimdi ev sahibi olsaydık yıllarca o kağıdı sökmezdik,ama yaşadılar,şimdi başka bir dekorda yatıyorlar.Bu da kiracının avunması oluyor,hah ,hah,haaa.

Bizim Laura..

Laura Ashley hayranlığımı beni bilenler bilir.O kırık beyaz mobilyalar,abajurlar,duvarkâğıtları,kumaşlar….ne varsa hepsine hayranım.Diyabet doktoruma her güttiğimde çıkışta soluğu orada alıyorum.Tabi fiatlar biraz uçuk benim bütçeme göre.Ama olsuuuun,Laura’ya feda olsun.

Bir gün ben de oranın komidinlerinden birini başucuma koyarmıyım bilmem.Ama şimdiki aklım olsaydı ,evlenirken,kesinlikle ne yapar eder oradan yatak odamı almaya çalışırdım.Gerçi benim yatak odam da öyle klasik yatak odalarından değildir.Yıllardır hiç tarzından şikayet etmeden kullanıyorum.Şu aralar kafamda çok tilki dolaşıyor.Git diyor,karyolanı beyaza boyat diyor,yanlara da al şu istediğin Laura komidinlerinden….belki bir gün olur…


Bu kelebek aynaları geçenlerde aldım Laura’dan.Biraz daha büyükleri varsa bir set te bir dahaki gidişimde alacağım.Nasıl,beğendiniz mi?

Benim başım kel mi?..

Ne o,kendime Englısh home yok mu sandınız.Var,hem de en güllüsünden.Bu nevresim takımını aslında bana Nurkan almış,yeni iyıl hediyesi olarak.Yeşil ağırlıklı bir takım almıştı.”lütfen beğendiğin bir tane ile değiştir ”dedi.Aslında o da çok şıktı ama ne zamandır güllü bir takım almak istiyordum.İkinci yeni bir takım da israf olacaktı.Böylece arkadaşım sayesinde istediğim bir nevresime sahip oldum,teşekkkür ederim arkadaşım.Kenardan gördüğünüz morlarda yastık kılıfı.Onları aslında kalp iğnedanlık için almıştım ama vaz geçtim ,kullanacağım.
Bu arada bu nevresimler ,böyle dümdüz hoşuma gitmedi.Çok hos bir dantel aldım,kenarlarına dikilecek.Yaptığımda gösteririm arkadaşlar.

Bendegül Abla’dan…

Bu kareler yengem Bendegül Abla’dan.Geçen akşam oradaydık.Onda yeni bir şeyler her zaman olur.hemen makinemi çıkarıp başladım şip-şakçılığa.


Bu minik Kaftan çok hoştu.Kuzeninin nişanlısının hediyesi imiş.Yeni gelin olarak Bendegül ablanın stilini iyi anlamış.Kaftan aslında bir lavanta torbası.Ben beğendim.

Bu ferforje rafı görmemiştim daha önce.Bayıldım şekline şemaline.Yeni sandım.Meğer rahmetli babasından hatıra imiş.kendisi 1,5 yaşında iken keybetmiş babasını….

Bu da mutfağının penceresini süslüyor.Kuzeni yurtdışı seyahatinden getirmiş.Bende isterim…ya da bende yapabilirmiyim böyle bir şey,ille aynısı değil tabi ,esinlenme diyelim,dur bakayım,bir esinleneyim.

kayınvalidemin kayınvalidesinden bana…

” Ammada yadigar meraklısıymışsın ”diyorsunuz değil mi?Aslında modern şeyleri daha çok severim ama özellikle yatak odamda romantik,güllü dallı tarza bayılıyorum.Ah ah bu aralar bütçeye uymuyor,ben o yatak odasını Englısh Home’a çevirmezmiydim şimdiye kadar.Neyse bu mini dolap kayınvalidemde idi.Aslında tam takım idi.Hele o tuvalet aynası denen şeyin güzelliğini anlatam.Bilenler bilir gerçi o eski takımları.Ben bu parçasını çok beğeniyordum eskiden beri.Zamanla tek tek parçaları attı kayınvalidem.Bir bu kalmıştı.4 sene evvel bir boya badana zamanı tuttu,attı kapının önüne.Hemen organize oldum,Üsküdar’da Bit Pazarı denen yerde İsmail Usta diye bir amca ile konuştum.Aldılar,onardılar .Şu an yatak odamın en toparlayıcı eşyası.İçine kapitone örtüler ,rafların ölçüsünde hurçlar diktim.En üst rafın önünde minik bir korniş var.İçeridekiler gözükmesin diye perdeli imiş herhalde.Benimde incecik bir kumaşa minik bir su taşı gibi bir kanaviçe işleyip asmak var niyetimde.Hoşluk olsun diye sadece.Renk olarak yatak odama uymasada ben çok seviyorum dolabımı.Kayınvalidemde şu an sadece tuvalet masasının aynası var.Kocaman.Benimki ile değiştirecektim ama yer olarak ayna sığmıyor.Başka bir duvara almamda olmuyor şifonyerimi,o nedenle şu askıda bir konu.

annemden gelenler…

Annemin taşınma aşamasında bazı ganimetler elde ettim kendi adıma.Tabi bir de artık topla pılını pırtını muamelelerine de maruz kaldım.Kadın haklı.Yıllar evvel nişanlıyken alınmış yığınla gelin dergileri,sonra hamilelik dönemlerinden yığınla bebek bakımı dergileri.Kitaplar,ansiklopediler.Bitmemiş işler,kumaşlar.”Yeter ,atıyorum bunları” dedi.Kadın haklı.Dönem dönem neye ilgim var sa onunla ilgili tüm dergiler evde.Dikiş kitaplarım,dantel kitaplarım ve yığınla fotokopik desenler,gezi rehberi şeklindeki dergiler,dekorasyon dergileri,şimdi de 3 yıldır devamlı alınan ev-bahçe dergisi ve çarpı işi işleme dergileri.Neyse aldım,atılacakları attım.Falan,filan.

Bu bana göre şahane bavul,taaa annemin çocukluğunda dedemin yurt dışından getirdiği bir bavulmuş.Bir kaç tane idiler hatırlıyorum.Onlarında değerini bilmemişiz. Dedem gemilerde reis denilen işi yaparmış eskiden.2 yıl Amerika’da yaşamış,ingilizce bilen,pipo içen,Lazvegas Ahmet dediğimiz bir Rize’li dede.Köyde yıllar evvel kızlarını okutan tek adam.Annemin köydeki yaşıt arkadaşlarından hiç bir okuma yazma bilmez.Okul çok uzakta imiş ama o yine de teyzemi ve annemi okula göndermiş.”en azından kocalarına iki satır yazı yazabilsinler”dermiş.Çarşafa,nevresime de çok meraklıymış.Bu bavullarda böyle şeyler getirirmiş,perde bile getirmiş annemlerin çeyizine.İşte hikaye böyle.Taşınma sırasında hemen kapıverdim dede yadigarını.

Bu sehbalar da annemde göz koyduklarımdandı.Beğenmiyormuş.Bunu duyar duymaz benimkileri attım arabaya hemen kaptım bunları.Bayılıyorum bu tepsi gibi hallerine.Üzerindeki bakır bakraçta anneannemin .15 yıl evvel köyden getirmişti bana.Daha ne bakırları vardı da geçen sene çayları toplasın diye eve alınan bir aile tarafından bir güzel halledilmiş.Parasında değiliz ,onlar anneannemin yadigarları idi,ona yanıyoruz.

Buda babamın yıllar evvel en az 30 yıl evvel gemilerde çalışırken getirdiği bir gece lambası.Gerçek fildişi midir bilemem ama değilse de çok kaliteli bir taklit.Bunu hele çöpten aldım diyebilirim.Taşınırkan atmış çöpe.Bıktım diye.İyiki gördüm.

Nurkan’dan kesitler…


Geçtiğimiz pazar günü Nurkan’da günde idik.Hani şu Nesrin Abla var ya onun yengesi olur.Yani Nurkan onun görümcesi.Görümce çok ayıp olur onların ilişkisine,abla-kardeş diyelim isterseniz.Ama üzülerek söylüyorum ama ”acı ama gerçek ,Nurkan sen bir görümcesin”.Neyse bu konuyu fazla uzatmayayım;görümceleri koruma derneği beni protesto edebilir. Nerde kalmıştık.Günlerimiz cumartesileridir ama Nurkan’a pazar daha uygun olduğu için böyle oldu.Bu arada Maltepe-Zümrütevler’de oturduğundan ,normal şartlarda benim gidebilmem zor idi.Gökhan’a yalvardık.Arabayla gitmeme izin verdi.İzin verdi çünki;benim araba ile yolculağum belli duraklar arasındadır.Bütün tehlikeler beni bekliyordur yollarda, messela yağmurda karşıdan gelen araba bana su atabilir ve ben kör olup bir yere toslayabilirim gibi kurgular.Tabi bir de yol bilmeme var.Akşamdan navigasyon aletine adresi kayıt etti.Herşeyi anlattı.Ama hiç gerek kalmadı.Benzegül navigasyon gibi bir şeymiş.Yanımda da Çengel’deki Emine .Çok rahat gittik yani.Gel gelelim ev sahabinin marifetlerine.Gördüğünüz gibi daha kahve faslında gözümüzü doyurdu.Zaten grupta bir çok homini gırtlak olduğundan ne yapsı kız .Fincanlarıda Mısır’dan getirmiş bir yakınları.

Kızcağız gözümüz doysun diye en büyük ölçüde salata yapmış.Grupta zaten Elvan ve Nurkan var incecik olan.Geri kalanlar her pazartesi rejime başlayanlardan.Bu arada asla mayonezli salata filan yemeyiz.Mazallah kilo alırız.Masada gözükmeyen bir başka bir aç doyuran manzarada içiparça et dolu beşamel soslu krep.Nefisti.Finalde kivili,kremalı pasta vardı.Görüntüsü tam fotoluktu.Ama o sırada hararetli bir şekilde bir şey anlattığım için hem resmi çekemedim,hemde kiviye allerjisi olduğundan çatalın ucuyla pastama sarkıntılık eden Emine’ye müdahale edemedim.Yazıda herkesin adı geçsin bari.Canan’la her zamanki gibi karşılıklı oturduk.Emine yemeyince onun hakkını bana verin dedi tabiki.Kezo her zamanki gibi hanım hanım oturdu.

Bu gördüğünüz şeyin ne olduğunu bileniniz vardır elbet.Ama ben ilk defa Emine’de gördüm.Restorantta filan hani çantayı nereye koyacağımızı bilemeyiz ya işte o iş için.Masaya asıyorsun işte böyle.35 lira vermiş bir de.Kokoşluğunda bu kadarı.


Bu bilekliğe konu mankenliği yapan el Demir Paşa’nın.O eli tutan diğer el Emel Sayın’ın ellerinin Çengelköy şubesi Emine’nin elleri.Asıl konu edilmek istenen bileklik ise Nesrin Abla’nın yeni marifetleri.Yanlış söylemiyeyim ,sanırım gümüş örücülüğü kursuna gidiyor şimdi de.Bir çok şey daha yapmıştı ama resimleri güzel çıkmadı.Önümüzdeki gün onun evinde.Biraz erken gideyimde ,daha güzel resimler çekeyim sizin için.Onda daha neler vardır kimbilirr.

Bu aynalar klasiktir bilirsiniz.Tabiki kahverengi olanları.Ben buna bayılıyorum,beyazını da ben isterim mesela.Nurkan’ın daha önceki evinde yemek masası ayrı bir bölümündeydi salonun.Masanın tam arkasında dururdu .Oraya çok yakışıyordu.Bu evde koridora atmış hanım.Koyacak yer yoksa talibi var burda,duyurulur yani.

Mutfaktaki 100 tane egzantiriklikten biride bunlar.Çok beğendim.Çok kullanışlı bir şeyler.Mahallemizde bir komşumuz satıyordu bunlardan .Katalogta böyle ilgimi çekmemişti.Yaşam alanında görünce tam bana göre dedim.


Mutfak penceresindeki bu boş saksıları görünce delirdim.O güzel saksılar öyle boş bırakılırmı.Tam kaktüslük.

Şu iğnedanlığın şirinliğine bakarmısınız.Bayıldım. Bu arada Nurkan’ın annesi süper bir terzidir.Sadece kıyafet değil,her türlü mefruşatta elinden gelir.Şimdi eskisi gibi dikmiyor sanıyorum.Ama eskiden Nurkan’ı bir görseniz;turkuaz mı moda turkuaz ceket,kırmızı mı moda kırmızı ceket.Annesi diksin o giysin yani.Anneyi temsilen iğnedalığı baş köşeye koymuş.

Nurkan’la ilgili gezimiz burada bitmiştir.Annem Sarıgazi’ye taşındığından beri günlerde öyle uzun uzun oturamıyorum.Çocuklar annemden alınacağı için.Bu sefer iyi kaynattık.Ayrıca beni hayata dair iy motive ettiler.Hepsini çok seviyorum.

Zülfiye’den yenilikler…

Hanıma iki gün uğramadık,hemen perde yaptırmış kendine.Ne zamandır istiyordu,kumaş beğenemiyordu. Gerçekten güzel olmuş.Perdenin duvardaki aparatını da ayrıca beğendim.Saksıda mor çiçekler filan.Hepsi uyumlu ve zevkli.

Dayımlardaydık….


Kerem doğduğundan beri gitmemiştim dayımlara.Yani yazlıklarına.Pek bir düzenlemişler yada benim bahçe ,balkon merakım yeni yeni tırmandığı için ilgimi çekiyor artık.Ufak detayları sizin için fotoladım.

Maşşallah çiçekte yerini pek sevmiş.


Varenda daki çoğu aksesuar Mudo .Ereğlide mağazası varmış.Sıkıldıkça kendini oraya atıyormuş yengem Bendegül Abla.Mağaza geçenlerde kapanmış.Çok üzülmüş bizimki.

Hediye getirdiğim çiçek gerçek yerini buldu. Yaz sonu İstanbul dönüşü bakım için anneme getirilecek.Seneye daimi yerine dikilecekmiş.Bendegül Abla’nın komşuları bayılmış çiçeğe.

Yazlıkta bile Yıldız Porselen be kardeşim.

Bu iki gobleni yengemin annesi Nurdan Teyze işlemiş.İnanamadım,sahimi deyince,beğenemedin mi dercesine baktı bana.Beğenmem olur mu?Süperler.Bu arada yengemin rahmetli anneannesi çok marifetliymiş.Bir kaç elişlemesi örtüsünü görmüştüm,inanın inanamazsınız.İnşallah bir gün onları size gösterme fırsatım olur.

Bu çiçeği de ordaki seradan almış dayımlar.Çok beğendim.Tohumu olursa bana da verecekler.

Mutfak penceresindeki perde de el işlemesi beyaz iş.Çok güzel işlenmiş.